Ekşi Maya Nasıl Beslenir? Doğru Besleme Oranı ve Maya Bakımı
Bir kavanozun içinde biraz un, biraz su ve zaman. Ekşi mayaya dışarıdan bakınca gördüğümüz şey aşağı yukarı bu. Oysa kavanozun içinde sürekli değişen küçük bir ekosistem var. Mayalar ve başta laktik asit bakterileri olmak üzere farklı mikroorganizmalar, unun sağladığı besinleri kullanıyor; karbondioksit, organik asitler ve aroma oluşumuna katkıda bulunan çeşitli bileşikler üretiyor. Bu yüzden ekşi mayayı saklanan bir malzeme gibi değil, düzenli olarak yenilenen canlı bir kültür gibi düşünmek daha doğru. Ve her canlı kültür gibi onun da bir ritmi var. Ekşi mayayı beslemek ne demek? Bir ekşi mayayı beslerken mevcut mayanın bir bölümünü ayırır, üzerine taze un ve su ekleriz. Yaptığımız şey yalnızca mayaya yeni besin vermek değil. Aynı zamanda fermantasyon sırasında birikmiş asitlerin bir bölümünü seyreltir ve mikroorganizmaların çalışmaya devam edebileceği yeni bir ortam oluştururuz. Unun türü, su miktarı, sıcaklık, besleme sıklığı ve iki besleme arasında geçen süre bu küçük ekosistemi etkiler. Bu nedenle aynı tarifle başlayan iki maya, farklı mutfaklarda zamanla farklı davranabilir. Bir tarifiniz olabilir. Ama elinizdeki maya zamanla size kendi ritmini öğretir. 1:1:1 ne anlama geliyor? Ekşi maya dünyasında sık karşılaşılan 1:1:1, ağırlık üzerinden besleme oranını ifade eder. Örneğin: 50 g ekşi maya + 50 g su + 50 g un Evde maya bakımına başlamak için basit ve kullanışlı bir oran. Ama değişmez bir kural değil. 20 gram maya, 40 gram su ve 40 gram un kullanırsanız bu kez 1:2:2 oranında besleme yapmış olursunuz. Daha fazla taze un ve su, mevcut asitliği daha fazla seyreltir ve mikroorganizmalar için daha büyük bir besin kaynağı oluşturur. Hangi oranın uygun olduğu mayanın aktivitesine, ortam sıcaklığına ve onu ne zaman kullanmak istediğinize göre değişir. Peki maya nasıl güçlenir? Burada beslemek ile güçlendirmek arasında küçük ama önemli bir fark var. Kavanozda birkaç baloncuk görmek, mayanın ekmek yapmaya hazır olduğu anlamına gelmez. İyi çalışan bir maya beslendikten sonra belirgin biçimde hacim kazanır. Uygun koşullarda yaklaşık 6-8 saat içinde iki katına çıkabilmesi ve bunu ardışık beslemelerde benzer biçimde tekrarlaması, ev fırıncılığında kullanılan pratik aktivite göstergelerinden biridir. Ancak 6-8 saat mutlak bir kural değildir. Sıcaklık, kullanılan un, su oranı ve başlangıçtaki maya miktarı fermantasyon hızını değiştirir. Bu nedenle yalnızca saate değil, kavanoza da bakmak gerekir. Maya ne kadar yükseldi? Baloncuklar bütün yapıya yayılmış mı? Tepe noktasına ne zaman ulaştı? Ne zaman çökmeye başladı? Kokusu nasıl değişiyor? Bir süre sonra bunlar saatten daha fazla şey anlatmaya başlar. Güçsüz bir maya nasıl toparlanır? Uzun süre buzdolabında unutulmuş bir maya bazen oldukça hareketsiz görünebilir. Bu her zaman kültürün öldüğü anlamına gelmez. Böyle durumlarda mayayı oda sıcaklığında düzenli besleme döngüsüne almak işe yarayabilir. Yaklaşık 12 saatlik aralıklarla yapılan birkaç besleme, kültürün yeniden aktif hale gelmesine yardımcı olabilir. Burada amaç tek seferde çok fazla un vermek değil, istikrarlı bir fermantasyon döngüsünü yeniden kurmak. Besle. Bekle. Yükselişi gözle. Tekrar besle. Bir mayanın gücünü tek bir başarılı kabarmadan çok, bunu tekrar edebilmesi gösterir. Un seçimi önemli mi? Evet. Tam tahıllı buğday ve özellikle çavdar unu, ekşi maya başlatılırken veya aktivitesi artırılmaya çalışılırken sık kullanılır. Ancak mayanın davranışını yalnızca un çeşidi belirlemez. Besleme sıklığı, sıcaklık, su miktarı ve fermantasyon süresi de kültürün mikrobiyal yapısını etkiler. Yani mayanın karakteri yalnızca kavanoza koyduğunuz undan değil, ona nasıl baktığınızdan da gelir. Sıcaklık neden önemli? Kışın sekiz saatte yükselen bir mayanın sıcak bir yaz gününde aynı noktaya çok daha erken gelmesi şaşırtıcı değildir. Sıcaklık mikrobiyal aktiviteyi ve dolayısıyla fermantasyon hızını etkiler. Bu yüzden ekşi maya bakımında en kullanışlı kurallardan biri şu olabilir: Takvimi değil, mayayı takip edin. Kavanozun üzerine besleme sonrasındaki seviyeyi gösteren küçük bir lastik geçirmek bunun için oldukça basit bir yöntem. Saat ne kadar zaman geçtiğini söyler. Lastik ise mayanın o zaman içinde ne yaptığını. Maya ne zaman kullanılmalı? Beslemeden hemen sonra değil. Taze un eklendikten sonra fermantasyon hızlanır. Gaz üretimi artar, maya yükselir ve bir süre sonra tepe noktasına yaklaşır. Ardından yükseliş yavaşlar ve sonunda çökmeye başlar. Ekmek yapmak için genellikle mayanın belirgin biçimde yükseldiği, bol baloncuklu olduğu ve tepe noktasına ulaştığı ya da ona yaklaştığı dönem tercih edilir. Her gün ekmek yapmıyorsanız mayayı sürekli mutfak tezgâhında tutmanız da gerekmez. Buzdolabı fermantasyonu yavaşlatır. Seyrek kullanılan bir maya burada saklanabilir, ardından ekmek yapılacağı zaman oda sıcaklığında birkaç beslemeyle yeniden aktif hale getirilebilir. Bu fikir aslında hiç yeni değil Bugün bir önceki fermantasyondan bir parça alıp yeni un ve suyla sonraki fermantasyonu başlatmaya teknik olarak backslopping diyoruz. Yöntemin kendisi ise çok eski. Romalı doğa tarihçisi Plinius, yaklaşık iki bin yıl önce yazdığı Naturalis Historia'da farklı ekmek mayalama yöntemlerinden söz eder. Üzüm şırası ve buğday kepeğiyle hazırlanan, kurutularak daha sonra yeniden kullanılabilen mayalar bunlardan biridir. Modern mikrobiyoloji o dönemde bilinmiyordu. Ama fırıncıların bildiği başka bir şey vardı: İyi çalışan bir fermantasyondan alınan küçük bir parça, bir sonraki ekmeğin başlangıcı olabilirdi. Bugün aynı kavanoza baktığımızda mayaları, laktik asit bakterilerini, asitliği ve mikrobiyal ekolojiyi konuşuyoruz. Mutfaktaki hareket ise hâlâ oldukça yalın: Bir parçayı ayır. Taze un ve su ver. Bekle. Sonra yeniden ekmek yap. Belki ekşi mayanın en güzel tarafı da burada. Onu yalnızca saklamazsınız. Her beslemede yeniden kurarsınız. Anto Ekşi Maya Atölyesi *Kaynaklar ve ileri okuma De Vuyst L, Van Kerrebroeck S, Leroy F. Microbial Ecology and Process Technology of Sourdough Fermentation. Advances in Applied Microbiology, 2017. Landis EA ve diğerleri. The diversity and function of sourdough starter microbiomes. eLife, 2021. Minervini F ve diğerleri. Lactic acid bacterium and yeast microbiotas of 19 sourdoughs used for traditional/typical Italian breads. Food Microbiology, 2012. King Arthur Baking. Feeding and Maintaining Your Sourdough Starter. Pliny the Elder. Naturalis Historia, Book XVIII.